Taşınmak zor şey...
Bilirsiniz, yerleşik hayat gibisi yoktur. İnsanın kendince bir hayatı, yerli yerince bir düzeni var. Uçarı olanlarımız, bunu durgunluk gibi algılasalar da dalgalanmadan sonraki durulmanın önemi kadar önemlidir yerleşik ve yerli yerince olmak. Aman canım ne dolandırıp duruyorsun lafı ağzında, öyle felsefi mesajlarla kafa bulandırmanın anlamı yok. İyi, peki.
Dalgalandım da duruldum...
BeyazBulut ve abisi 40ikindi, hatta yeni doğmuş kardeşleri Beyaz Sözlük, İstanbul'da bir bilgisayarın içinde oturuyorlardı yıllardır. Ama gelin görün ki artık İstanbul'dan ayrılmaları gerekti. Sebebi ne miydi? Aman canım boşverin sebebi, sonuca bakın siz. Taşınıyorlardı işte sonuçta. Yeni adreslerini de çok merak ediyorlardı doğrusu. Adresi duyunca hepsi çok şaşırdılar. Evet... Amerika'da oturacaklardı bundan böyle. Evleri ayarlanmış, taşınma hazırlıkları başlamıştı.
Taşınmak dediğiniz zor iş...
Taşınmak öyle kolay mı? Bir çanta ve bir ceketle ayrılıp gidemiyorsunuz. Geride kalanlar, gidilecek yerin heyecanı, belirsizliği... Yol yorgunlukları, sıkıntıların doğurduğu gerilimler... Zor iş... Neyse... Uzun lafın kısası, BeyazBulut ve kardeşleri artık Amerika'da oturmaya başladılar. Yol hepsini çok yordu. Taşınmanın getirdiği zorlukları aşmaları uzun sürdü. Şimdi bir süre daha alışmaya çalışacaklar. Gurbet taşınmaktan da zor.
Ya biz?.. Biz de onları orada yalnız bırakmamaya ve hep yanlarında olduğumuzu onlara hatırlatmaya devam edeceğiz, değil mi?


